GEBELİK BULANTILARI

Merhaba sevgili anne adayları. Hayatta her güzel şeyin başında biraz çile çekiliyor değil mi? Minik bir kalp, içinizde hızla çarpmaya başlıyor ilk… Sonra her bir hücresi annesinden aldığı güçle gelişiyor. İçinizde bir melek size kavuşmak üzere bir yola çıktı ve günden güne büyüyor. Biz kucağımıza alana kadar fark edemesek de aslında anneliğimiz, bebeğimizle vücudumuzda ilk buluşmamızda başlıyor. Çünkü vücudumuz, Allah’ın bir lütfu olarak yavrumuza 9 ay boyunca rahat edeceği, korunacağı, besleneceği bir yer hazırlayarak annelik yapıyor. Yani bebeğimize ilk vücudumuz bakıyor. Dolayısıyla vücudumuz meleğimize bu ortamı hazırlarken birtakım hormonal değişiklikler yaşıyoruz. Gebelik hormonlarındaki artış nedeniyle de bir takım sorunlar yaşayabiliyoruz. Bu sorunların başında tabii ki gebelik bulantıları geliyor.

Gebelik bulantıları tam olarak neden ortaya çıkıyor sorusu ile ilgili net bir bilgi olmaması ile birlikte; gebeliğin erken dönemlerinde plasentanın salgıladığı; bizi, vücudumuzu ve bebeğimizi bu sürece hazırlayan ve gebeliğin sağlıklı şekilde ilerlemesini sağlayan HCG hormonunun neden olduğu düşünülüyor. Tabii birçok tetikleyici faktör olduğu da biliniyor. Ufak tefek gördüğünüz bazı rahatsızlıklarınız bile bu dönemde karşınıza gebelik bulantıları için tetikleyici olabiliyor.

Gebelik Bulantıları Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter, Ne kadar sürer?

Gebelik bulantıları genellikle 6. haftalarda başlar, 8. haftalarda doruk noktasına ulaşır ve 12.-16. haftalarda sona erer. Fakat tabii her gebede aynı şiddette gebelik bulantıları görülmeyebilir. Kimi gebeler gebelik bulantıları hissini hiç yaşamazken, kimi gebeler hafif şiddette gebelik bulantıları geçirir. Kimi gebelerde ise tıpta Hiperemezis Gravidarum(Gebelikte aşırı bulantı-kusma) olarak adlandırılan durum yaşanabilir.

Evet, tabii ki ben bunu yaşadım 🙁 Özellikle nasıl yaşadıysam o şekilde aktarmak istiyorum ki, benzer bir durum yaşıyorsanız belki bir nebze yararı olur.

Hiperemezis gravidarum (Gebelikte aşırı bulantı – kusma)

Gebeliğimin 6. haftasının sonlarında okuldaki tuvaletlerin kokusundan rahatsız olmamla başladı her şey benim için. Bir iki gün içerisinde şiddetli iştahsızlık, kokulara karşı inanılmaz bir tahammülsüzlük yaşamaya başladım. Öyle ki, elimi yüzümü yıkarken suyun kokusundan(!) daha da tuhafı elim yüzüme değdiğinde kendi tenimin kokusundan istifra eder oldum! Tabii bu sırada hiç doktoruma danışmadım mı? Danıştım tabii ki. Bulantılarım ilk başladığında kontrol için gitmiştim (zaten gebeliğimi öğreneli çok olmamıştı). Doktorum bulantılarımın çok normal olduğunu, gebeliğin ilk belirtileri olduğunu ve büyük olasılıkla bir süre sonra hafifleyerek sona ereceğini belirtmişti. Bulantı kesici bir hap verdi, öğünlerden önce (günde iki kez) içiyordum. Bunun dışında mide bulantılarımı bastırması için neler yapabileceğimi söyledi:

Gebelik bulantıları için yapılabilecekler:

  • Yağlı gıdalardan uzak dur
  • Kraker ya da tuzlu bir şeyler ye
  • Çok fazla suyu aniden içme
  • Sabahları yavaş hareket et
  • Öğün aralarını kısalt ve öğün sayısını arttır.
  • Pirinç çorbası iç

Evet tabi ki tümünü uyguladım;

Fakat belirttiğim gibi gebelik bulantıları da hiç azalmadı; aksine daha da arttı. Velhasıl sekizinci haftamda iyice doruk noktasına ulaştım. Bir gün sabahtan akşama kadar istifra ettim. Eşim pirinç çorbası yaptı bir iki kaşık yedim ardından istifra, bir anlık rahatlama; ardından yine bulantı bir iki yudum su, ardından yine istifra… Açlıktan susuzluktan ve istifra etmekten öyle yorgun düştüm ki; artık gözlerimi açamıyordum. Ertesi gün vize sınavı var; çalışmam gerek; fakat gözümü bile açamıyorum. Azıcık hareket etsem, şiddetli bir baş dönmesi, baygınlık hali… Eşim apar topar acile götürdü, birkaç tahlil ve tabii ki sonuç; vücudum aşırı susuz kalmış. “Bunun bir tık sonrası gebenin ve bebeğin ölümü” şeklinde ifade etmiş benimle ilgilenen doktor. O gece hastaneye yattım. 4 gün boyunca hastanedeydim. Tahliller neticesinde olağanın üstünde gebelik bulantıları yaşama sebebimin 15 yaşından beri yaşadığım ve önemsemediğim böbrek taşı sorunundan kaynaklandığı anlaşıldı. Yani böbrek taşı döküyordum ve bu bulantılarımı tetikliyordu.

Eşim de ben de ailelerimizden uzakta yaşadığımızdan refakatçi yokluğu ve hastane ortamlarına aşırı tahammülsüzlüğümden dolayı, dördüncü gün doktorumdan taburcu etmesini rica ettim. Zaten gittiğim günkü gibi değildim. Sonraki bir haftam kısmen rahat geçti; fakat sonra yine başladı. Sonraki 29 hafta boyunca bir daha hiç sekizinci haftadaki kadar ağırlaşmadım fakat gebelik bulantıları da istifralar da devam etti.

O dönemler sürekli araştırdım tabii

Bir çare bulmak umuduyla; “Hamilelik bulantılarına ne iyi gelir, gebelik bulantıları için ne yapılmalı, gebelik bulantıları nasıl geçer?” diye. Karşıma çıkan bütün çözüm önerilerini doktoruma danışıp uyguluyordum. Fakat bir türlü istifraları kesemiyordum. Tabii normal şartlarda ve gebeliklerde bu yöntemlerin birinden biri mutlaka işe yarıyor fakat benim sorunum daha farklı olduğundan, bir türlü çözüme kavuşamadım. Ta ki bir sabah uyandığımda canımın gözleme çektiğini fark edinceye dek 🙂 Hemen yufka aldım. İçine sadece biraz yağsız peynir ufaladım ve yağsız tavada pişirdim. Sadece yufka ve peynir, o kadar… Ayranla birlikte yedim. Tabii ki her öğün sonrası olduğu gibi yine gebelik bulantıları oldu ama istifra etmedim. Ve gün içinde kendimi daha iyi hissettim.

Hem ilk kez midem bir nebze rahatladı, hem de susuzluk hissim geçti. Sonra bunu her gün yapmaya başladım. Böylece sabahları midemi hazırlıyor, akşama beni rahatsız etmeyecek yemekleri yiyebilecek vaziyete geliyordum (aksi halde sabahım kötü geçince akşam da yiyemiyordum). Yaklaşık bir buçuk ay bu sayede bir nebze rahatladım. Gebelik bulantıları olsa da istifra etmedim. Üstelik bulantı hissim de hafifledi.

Gebeliğimin son haftası yine yoğun istifra ile geçti. Bu son hafta gebelik bulantıları ve istifraları ise; doğumun habercisi olan belirtiler olarak normal karşılanıyor. Okulumda final dönemi olduğundan hastaneye yatamıyordum. Sabah sınava, öğleden sonra günübirlik yatışa… 🙂 Doktorum bu şekilde bir çözüm getirmişti bana. 1000lik serumum bitene kadar 4-5 saat yatıp evime dönüyordum. Ve ertesi gün tekrar… Böylece sınav haftam bitti üzerinden üç dört gün geçmişti ki meleğime kavuştum.

Bitmez sandığım bulantılar, koku hassasiyeti, bulantılardan dolayı hissettiğim tokken açlık hissi… Hepsi bir anda siliniverdi. Ve kucağıma aldığımda ilk düşündüğüm; gebeliğim boyunca çektiğim bütün sıkıntılara değecek bir mucizeyi yaşadığımdı.

Tavsiyem henüz bir gebeliğiniz yoksa fakat karar aşamasında iseniz; öncesinde mutlaka kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçin. Ufak tefek rahatsızlıklarınız için bile tedavi olun. Aksi halde yazının başında da belirttiğim gibi gebelikte karşınıza daha büyük bir sorun olarak çıkabiliyor. Rahatsızlıklarınız için gebelik halinde olduğunuzdan tedavide de sınırlı kalınıyor. Tabii gebelik durumu söz konusu ise ve şiddetli gebelik bulantısı çekiyorsanız da dediğim gibi tetikleyici bir durum olup olmadığının incelenmesini sağlayın.

Dilerim sorunsuz rahat bir gebelik süreci yaşar ve neticesinde meleğinize kavuşursunuz. Aksi de olsa unutmayın, bu mutlu sonlu bir hikaye… Zorlansanız da sabredin. Hepsi geçiyor…

Son Yazılarımdan Haberdar Ol!

E-Mail listeme kayıt olursanız son yazılarımdan haberdar olabilirsiniz..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir