ORTAK SORUNUMUZ: TÜKENMİŞLİK!

TÜKENMİŞLİK SENDROMU NEDİR?

”Bir sabah daha, gözlerinizi saat yardımıyla büyük bir zorlukla açtınız. Yine sanki bütün gece deliksiz uyuyan siz değilmişsiniz gibi üzerinizden tren geçmişçesine yorgunsunuz. Yataktan fırlamak ne kelime adeta zar zor doğruluyorsunuz. Canınız ne kalkmak, ne duşa girmek, ne kahvaltı yapmak, ne işe gitmek istiyor..Öylece yatakta kalakalmışsınız bugün de…

Kahvaltıda eşiniz, çocuklarınız konuşuyorlar ama hiçbirini duymuyorsunuz, aklınızda bir şey mi var? Hayır…Öylece boş zihniniz. Arada bir saatinizi yokluyorsunuz göz ucuyla; mesaiye bir şey kalmamış. Anlam veremiyorsunuz nasıl gün içinde bitmek bilmeyen saatler, dakikalar boş zamanlarda akıp gidiyor. Bir mesai günü daha başlıyor kim bilir bugün kaç saat sürecek ya da kaç yıl… Kimseyi düşünemiyorsunuz, ne ailenizi, ne arkadaşlarınızı. Çay, kahve, çay, kahve derken zehir gibi oluyor için dışın. Arada eliniz telefonunuza gidiyor, sosyal medyada herkes çok mutlu, tatiller, düğünler, festivaller. Normalde on beş-yirmi dakikada bitirdiğiniz işler elinize ayağınıza dolanıyor bitmek bilmiyorlar. Derken, akşam oluyor hiçbir iş bitmemiş, hepsi yarına kalmış. Çıldırmamak elinizde değil…

Evinize geliyorsunuz bir ümitle dinlenirim diyerek, yemek, tv derken gece yarısı olmuş. Yatıyorsunuz bir gayret, ama bu sefer de sanki sabah yorgun argın kalkan siz değilmişsiniz gibi uykunuz gelmiyor. Ve bu durum ağırlaşarak devam ediyor.”

İşte bu bir günlük kesitte kendinizi bulduysanız, aynı benim yaşadıklarım, hissettiklerim gibi diyorsanız içinde bulunduğunuz durum ve şartlar sizi gün ve gün tüketiyor olabilir! Günümüzde bu gibi durumların yoğunlaşmasıyla beraber artık ”Tükenmişlik Sendromu’‘nu her gün işitmeye başladık. Özet olarak bu durumu uzmanlar, başarısızlık, tatmin edilemeyen istekler ve ihtiyaçlar sonucunda bireyde açığa çıkan tükenme hissiyatı, duygusal ve bedensel olarak sürekli bitkinlik ve aşırı yorgunluk hali olarak tanımlıyorlar.

Tükenmişlik Sendromunun Sebepleri Nelerdir?

Tükenmişlik Sendromuna genel olarak bakıldığında daha çok iş hayatındaki dengesizliklerden, olumsuzluklardan ortaya çıktığını görüyoruz. Bu bağlamda sebepleri de şu şekilde sıralanabilir;

  • Aşırı rekabetin bulunduğu iş ortamı:

    Böyle bir ortamda çalışanlar aşırı rekabet dolayısıyla enerjilerini, birikimlerini ve diğer yeterliliklerini rakip gördükleri çalışanları etkisiz kılmak adına ölçüsüzce kullanırlar. Doğal olarak bu denli yüksek ve aşırı performansı uzun zaman sürdürmeye çalışmak kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda tükenmişliğe iter..

  • Uzun mesai saatleri ve düzensiz çalışma ortamı:

    Mesai saatleri arttıkça çalışanın kendisine ve ailesine ayıracağı vakitler azalır. Bu durum da kişiyi fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak olumsuz etkiler. Ayrıca iş ortamının fiziksel olarak dizaynı, havalandırması, mevsimine göre ortamın sıcak veya soğuk oluşu, gürültü düzeyinin yüksek olması gibi durumlar da çalışanın psikolojik ve fiziksel durumuna olumlu veya olumsuz etki eder.

  • Belirsiz saat aralıklarında çalışma:

    Günümüzde pek çok iş yerinde, çalışanların en fazla şikayet ettiği durumlardan bir tanesidir günlük mesai saatlerinin belirsizliği. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan birey ne işiyle alakalı olan planlamaları ne de sosyal hayatıyla alakalı olan planlamalarını düzgün bir şekilde yapabilir. Gerçekleştirilemeyen planlar kişiyi hem iş hayatında hem de sosyal hayatta çöküntüye ve bunalıma itebilir..

  • İş ortamında güven duygusunun sağlanamaması:

    Günlük hayatımızın büyük bir bölümünü iş yerinde geçirdiğimiz düşünüldüğünde, her an çevremizden gelecek bir saldırı durumuna karşı teyakkuz halinde bulunmak ve bunu her gün sürdürmek asıl işimize yoğunlaşmamıza engel olacak hem de fiziksel olarak da bizi yoracaktır. Ayrıca samimiyetten ve güvenilirlikten uzak bir iş ortamı kişinin daha çok içine kapanmasına neden olacak ve duygusal olarak zorlanmalara ve çöküntülere sebep olacaktır.

  • Aşırı motivasyon ve istekle başlanılan işte emeğinin karşılığını alamamak:

    Büyük beklentiler ve hayallerle başlanılan işler, projeler sonucunda harcanılan zamanın, tüketilen enerjinin karşılığında elde edilen maddi veya manevi gelirin kişiyi duygusal ya da fiziksel olarak tatmin edememe durumu bireyin bütün şevkini kırabilir ve zamanla bu durumların tekrar etmesi yine bireyi tükenmişlik sendromu içerisine itebilir…

Yukarıda maddeler halinde bahsetmiş olduğumuz üzere ‘Tükenmişlik Sendromu’ daha çok bireylerin iş hayatlarında meydana gelen olumsuzluklarla ortaya çıkan ve genel olarak bütün hayatlarını etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumun nedenlerine değindiğimiz gibi bir sonraki yazımızda da çözüm yollarına değineceğiz.

Son Yazılarımdan Haberdar Ol!

E-Mail listeme kayıt olursanız son yazılarımdan haberdar olabilirsiniz..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir