3 Aralık Dünya Engelliler günü kutlu olsun!

Doğuştan gelen ya da sonradan bir kaza veya hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilen; bedensel, zihinsel, duygusal ya da sosyal yetilerin farklı derecelerde kaybedilmesi, normal yaşamın koşullarına uyum gösterememe, engellilik olarak tanımlanmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında alınan bir kararla her yıl 3 Aralık günü, Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilmiştir.

Bu, işin tamamıyla ansiklopedik kısmı. Bir de gerçekliği var. Bu gerçeklik öyle güzellikler doğuruyor ki; tanık olduklarınız içinizi ısıtıyor. Ben bu içerikte tanık olduğum bir güzellikten bahsetmek istiyorum.

Bugün 3 Aralık Engelliler günü…

Engellilik, biz engelleyici olmadıkça büyük başarılara engel değildir. Buna bizzat görüp tanık olmasam inanamazdım belki de. Gördüm ki sonuna kadar gerçekmiş, engellilerin önlerindeki engelleri kaldırınca kazanabildikleri nice zafer!

Aşkın, anneliğin, babalığın ve inancın gücü…

Hasan’ın ve annesinin hikayesi engelsiz yaşamın en güzel, en başarılarla bezeli örneklerinden biri. Hasan ve ailesi anne tarafı uzak bir akrabamız. Hasan’ı, annesi Dilek ablamı, güzeller güzeli üç kızını ve ailenin babası Ahmet abimi ilk kez ziyarete gittiğimiz 2008 senesinde tanıma fırsatım oldu. Keşke daha evvel tanıyabilseydim demişimdir hep.

O sırada Hasan’a, Hasan’a karşı annesinin babasının ve kardeşlerinin yaklaşımına, annesinin sonsuz ilgi ve sabrına ve Hasan’ın azmine bizzat tanık oldum.
Hasan’ın hikayesinin bilmediğim kısımlarını annesinden dinledim ve bir kez daha hayran oldum muhteşem anneye…

Aşk vardır ya hani, çok büyük bir duygu… Bir de aşkın çeşitleri vardır; sevgili aşkı, anne baba aşkı, kardeş aşkı, meslek aşkı, eğitim aşkı…sayın sayabildiğiniz kadar. Fakat bir de öyle bir çeşidi var ki aşkın, işte o bambaşkadır. Aklını başından alır insanın hani. İşte o aşk, evlat aşkıdır anne baba olabilene…

Hasan 1993 yılında doğmuş. Doğum esnasında oksijensiz kaldığı için 1 hafta kuvözde kaldıktan sonra iyi olduğu söylenerek, eve çıkartılıyorlar. 6 ay aşısına gittiklerinde kafasını tutamadığı farkediliyor. Ege Üniversitesi hastanesinin nöroloji bölümüne yönlendiriliyorlar. Birtakım tetkikler neticesinde Hasan’da Serebral Palsi Gelişim geriliği olduğu anlaşılıyor ve fizik tedavi süreci başlıyor. O andan itibaren annesiyle elele sürdürdükleri serüvenleri başlıyor aslında.

Evlat aşkı, azim ve sabırla yoğrulunca…

Hasan konuşamadığı ve yürüyemediği için okula alınamıyor. Fakat anne ve babası bunu kabullenmeyip halk eğitimden okuma yazma kursu istiyor. Bunun üzerine öğretmenleri haftada 3 gün eve gelerek, Hasan’a okuma yazma eğitimi veriyor.

Ben tanıdığımda Hasan 15 yaşındaydı, gayet güzel okuyup yazabiliyordu. Tam bir bilgisayar kurduydu. Benim bilgisayara dair bilmediğim birçok şeyi şıp diye halledebiliyordu. Annesinin ilgisini, sabrını ona bakarken gözlerinde beliren aşkı hayranlıkla izlemiştim o zamanlar. Hasan’ı nasıl cesaretlendirdiğini, ona nasıl anne gibi anne olduğunu yıllar geçse de unutamam. Hep umutluydu.

Başarıya doğru dev adımlar

Annesinin ilgisi ve sabrı Hasan’ın kendini geliştirmiş bir birey olarak büyümesini ve farkedilir olmasını sağlıyor.

Birgün Hasan’ın rehabilitasyon okulundan bir engelli annesi, aynı zamanda da engelliler derneği başkanı olan bir diğer kıymetli anne, Hasan’lara geliyor. Dilek abla o sırada dışarıdaymış. Eve geldiğinde bir hanımın Hasan’ın eline bir portakal verdiğini, onunla oynadığını ve konuştuğunu görüyor. Bu bir diğer muhteşem anne, Hasan’ı fark ediyor. Dilek abla ile konuşup Hasan’ın Boccio’da başarılı olabileceğini söylüyor ve öneriyor. Bunun üzerine Hasan da ilgi gösterince, başlıyorlar antrenmanlara.

Haftanın 5 günü antrenman yapıyorlar. Ve Hasan, BC 1 kategorisinden fahri lisanslı sporcu oluyor.

2015 yılında Samsun’da düzenlenen ilk turnuvaya bireysel olarak katılıyorlar ve Hasan’ın başarıları başlıyor. Bu turnuvada 2. olan Hasan, daha sonra Gaziemir Spor kulübüne katılıyor.

2016 yılında Aksaray’da düzenlenen turnuvada, BC 1 kategorisinde takım olarak 1’lik kazanıyorlar. Hasan Türkiye 3.lüğünü kazanıyor.

2017 yılında Hasan BC 1den BC 2ye yükseliyor ve İzmir’de düzenlenen Boccio turnuvasında, atışlardaki başarısı ile Türkiye şampiyonu oluyor.

2017nin Ekim ayında, milli takım kampına seçiliyor. Kampta geçirilen bir haftanın sonunda 25 sporcu içinden Hasan ve diğer iki arkadaşı Portekiz’de düzenlenen Avrupa şampiyonasına katılma hakkı kazanıyor. 25 Ekim 2 Kasım arası düzenlenen turnuvada büyük başarılar gösteriyorlar. Burada kazandıkları tecrübe, gelecekte gösterecekleri başarıların temellerini atıyor.

Hasan Çakır- Engelliler haftası
Hasan ve karşısında onun antrenmanına yardımcı olan muhteşem annesi

Onlar için yaşama engeller koyanlar bizleriz. Engelleri önlerinden çektiğimizde ne kadar başarılı olabileceklerinin somut örneklerinden biridir Hasan’ın hikayesi. Nice Hasanlar nice başarılar elde ediyorlar. Çünkü onlar engel tanımıyorlar!

Sevgi, ilgi, sabır ve azim başarıya giden yolda atılan dev adımlardır.

Hasan’ı, arkadaşlarını, anne ve babasını, eğitimcilerini yürekten kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz. İyi ki varlar…

Tüm engelli kardeşlerimizin, fedakar ailelerinin, muhteşem eğitimcilerinin Dünya Engelliler Günü kutlu olsun!

NOT: Bu İçerik Hasan’ın ve kıymetli ailesinin izni ile hazırlanmıştır.

Son Yazılarımdan Haberdar Ol!

E-Mail listeme kayıt olursanız son yazılarımdan haberdar olabilirsiniz..

3 Aralık Dünya Engelliler günü kutlu olsun!” için 5 yorum

  • Aralık 3, 2017 tarihinde, saat 3:02 pm
    Permalink

    hepimiz birer engelli adayıyız. sırf bu yuzden bile engelli kardeslerimize yardımcı olmalı ve onlara yeri gekldikce destek cıkmalıyız

    Yanıtla
  • Aralık 3, 2017 tarihinde, saat 5:02 pm
    Permalink

    Bugün bile beleiye otobüsüne alnmayan engelli vatandaşlar var ne yazık ki. Ülkemiz insanı bu tür duyarlılıklara zerre sahip değil.

    Yanıtla
  • Aralık 3, 2017 tarihinde, saat 6:29 pm
    Permalink

    Onların engellerini kaldırmak bizim görevimiz. Her alanda destek olmalıyız

    Yanıtla
  • Aralık 3, 2017 tarihinde, saat 6:29 pm
    Permalink

    Engel kafada başlar. Bazı sağlıklı vücutlar kafaca birçok engelliden daha hasta. Onların hayata bağlanmasına her zaman destek olmalıyız

    Yanıtla
  • Aralık 4, 2017 tarihinde, saat 4:26 pm
    Permalink

    engelli olmaları onların bir birey olarak saygı görmelerine engel değil. bunu unutmamalıyız

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir