Aşk duygusunun vücut kimyasını etkileyen bir hastalık olduğunu biliyor muydunuz?

Ey Aşk!

Aşk kadar güzel ama aynı zamanda onun kadar zor bir duygu daha var mı? Aşkın öyle bir kimyası var ki; insana birçok hissi aynı anda yaşatabiliyor. Hani aşık olduğumuzda kalbimiz deli gibi çarpar, aşık olduğumuz kişinin yanında soğuk soğuk terleriz, tuhaf şekilde tam onu düşündüğümüz sırada onunla karşılaşırız, karnımıza ağrılar girer…
Peki, aşk vücudumuza neler yapıyor da, böyle tuhaf durumlar yaşıyoruz? Şaka gibi gelse de bunun bilimsel bir açıklaması var: Aşk, ilacı sevdicek olan bir hastalık!

Aşk hastalığı mı, o da ne?

Aşkın; vücuda etkileri, insanda yarattığı adrenalin, hastalık belirtilerine benzer durumları vs.. bu konuda araştırmalar yapılması gerektiğini düşündürdüğünden; onlarca araştırmanın odağı haline gelmiştir. Yapılan araştırmalar da bu gerekliliği doğrulamıştır. Aşkın, hormonlardan beyin komutlarına, birçok alanda vücudun kimyasını etkilediği gözlemlenmiştir.

Aşk hastalığı; beynin çeşitli hormonların etkisiyle kalbin ritmine onay vermesi durumu olarak açıklanıyor. Aşkın doğası gereği, bu duygu ilk olarak görsel uyaranların etkisiyle doğuyor, daha sonra ise; bizim fark edemediğimiz koku sinyalleri, bize hayatımızın aşkını bulduruyor. Ter bezlerinden salgılanan feromon adlı koku sinyalleri, bilinçaltımıza ulaşarak; beynimizin kişinin bizimle biyolojik uyumu olup olmadığını analiz etmesini sağlar. Bu sayede, biyolojik açıdan bizim genetik yapımıza en uygun eşe, aşık olma hissi yaşamamıza yol açar. Ten çekimi, heyecan, soğuk soğuk terleme, karına saplanan kramplar gibi olaylar da bu süreçte yaşanan ilk belirtilerdir. Bundan sonra ise beyin, aldığı sinyallerle hormon salgılayarak aşkın büyümesini ve etkili hale gelmesini sağlıyor.

Hani eskiden beri derler ya “kara sevdaya tutuldu” diye, heh işte bu da aşkın karşılıksız kalmış ya da engellenmiş olması neticesinde yaşanması muhtemel bir durumdur. Aşk insanı öldürür mü? Hayır canım bu öyle bir hastalık değil; yani buradaki hastalıktan kasıt, vücudun kimyasal yapısını etkilemesi sonucu hastalık benzeri belirtiler görülmesidir. Yoksa tıp ansiklopedilerinde aşk hastalığı diye bir kavram aranmaz tabi ki. Fakat aşk insanı hasta eder mi? Eder. Stres ve üzüntünün birçok hastalığın temelinde bulunduğu kanıtlanmış bir gerçek. Bu duyguyu yoğun şekilde yaşayan ve aşkına bir sebeple kavuşamayan kişilerin derin bir bunalım yaşayacakları muhakkaktır. Bunun sonucunda da bağışıklıkları zayıflayıp hastalıklara karşı savunmasız kalabilirler. İşte bu noktada kara sevda efsanelerinin gerçekliği konuya dahil olur.

Aşkın en güzel hali…

Tabi ki kavuşmalı bir aşktır… Aşk her haliyle güzeldir. Gamıyla, kederiyle bile… Fakat, karşılıklı olduğunda, kavuşulduğunda daha bir güzeldir. Aşkın vücuda bir diğer etkisi ise tam da bununla ilgilidir: Yani, karşılıklı olmasıyla. Karşılıklı aşık olunduğunda, beyin kişilerin dopamin, serotonin, noradranilin adları verilen mutluluk hormonlarını salgılamasını sağlar. Bu da kişinin kendini mutlu, ele avuca sığmaz ve ayakları yerden kesilmiş hissetmesini sağlar. Oksitosin hormonu da devreye girdi mi, aşk sürekli hale gelir. Bu noktadan sonra, kişinin zihni tamamıyla aşık olduğu kişiyle dolu hale gelir.

Tiryaki olmak…

Başlığın romantizmine bakmayın, aşkı kontrol edememek bağımlılık haline gelmesine neden olabiliyor. Evet gerçekten romantik bir şey gibi görünüyor. Fakat, hormonların etkisi ile sevdiği kişiye bağlanan ve bağlandıkça bağlanan kişilerde, tıpkı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi; yanındayken tüm sorunlardan uzaklaşma hissi görülürken, ayrılık durumunda ise; kabullenememe, kopamama, bunalım, depresyon vb. sorunlar yaşanabiliyor. Bu da ciddi problemlere zemin hazırlayabiliyor. Her şeyi dozunda ve güzel yaşamak lazım.

Güzelliğin büyüsü aşk…

Aşık olmak güzeldir. Güzel yaşanırsa, daha da güzelleşir ve hatta güzelleştirir. Aşık olunduğunda salgılanan hormonların etkisiyle kişinin fiziksel görünümünde ve duruşunda da değişiklik olur. Cilt güzelleşir, saçlar daha canlı ve parlak görünür, gözler ışıldar, omuzlar dikleşir, duruş daha kendinden emin hale gelir.

Uzun lafın kısası;

Aşk, yaşamayı bilene; duyguların en güzeli, en anlamlısı, en mutluluk vericisidir. Vücuda da cidden, bilimsel araştırmalarla kabul görmüş birçok etkisi vardır. Fakat, böylesine önemli bir duyguyu bir saplantıya dönüştürmemek, güzel yaşamak lazım.

Aşk ‘la kalın…

Son Yazılarımdan Haberdar Ol!

E-Mail listeme kayıt olursanız son yazılarımdan haberdar olabilirsiniz..

Aşk duygusunun vücut kimyasını etkileyen bir hastalık olduğunu biliyor muydunuz?” için 3 yorum

  • Şubat 14, 2018 tarihinde, saat 8:18 pm
    Permalink

    Ask insanin butun hicrelerine hitap eden bir hastalik bence. Ayrica jnsani moral acisindan iyilestirebildiyjnden iyi bir tedavi yontemi

    Yanıtla
  • Şubat 14, 2018 tarihinde, saat 8:36 pm
    Permalink

    gerçekten büyük bir hastalık ve insanla bunun hastalık olduğunu kabul etmemeye direnmiş durumda.

    Yanıtla
  • Şubat 18, 2018 tarihinde, saat 6:19 am
    Permalink

    evet aşk bir hastalık ve bu sebepten yakalanmamak gerekir bu hastalığa

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir